birdenbire

adv. suddenly, on a sudden, in a flash, out of clear sky, abruptly, all at once, at once, all of a sudden
* * *
1. all of a sudden 2. suddenly 3. with a rush

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • birdenbire — zf. Ansızın Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FEC'ET — Birdenbire …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • damdan düşer gibi (veya düşercesine) — birdenbire ve yersiz olarak Damdan düşer gibi birdenbire söyleyecek, açacak olursam itiraz eder. M. Yesari …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüreği yerinden oynamak — birdenbire heyecanlanmak veya korkmak Odanın içinde birdenbire kızılca kıyamet kopmasın mı zavallı halamın yüreği yerinden oynamış. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • feveran etmek — birdenbire öfkelenmek, köpürmek, parlamak Beni dinlemeden öyle feveran etme ... hiddetlenme! E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gök delinmek — birdenbire çok ve hızlı yağmur yağmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kahkaha tufanı kopmak — birdenbire toplu olarak kahkaha atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yağmur boşanmak — birdenbire çok yağmur yağmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zemberek gibi — birdenbire, aniden Halim zemberek gibi boşanıyor, sağa bir omuz, sola bir omuz, kalabalığı yarıp Korkut un karşısına dikiliyor. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zınk diye durmak — birdenbire durmak Askerî bir cip, Camekân Sokağı nı sarsıla sarsıla geçti, apartmanın kapısı önünde zınk diye durdu. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alkış kopmak — birdenbire güçlü bir biçimde el çırpılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.